20 Şubat 2012 Pazartesi

Hastalık vs...

10 gün önce babamızın hastalanması ile başlayan sevimsiz serüvenimiz devam ediyor... İlhan'ın ardından geçen hafta İlay hastalandı ve henüz iyileşemedi ve ardından da ben... şu an çeşme gibi akan bir burnum kuyunun dibinden konuşuyor misali bir sesim var. Ailecek antibiyotik manyağı olduk bu sürede, İlay'ı şurup kesmedi arada 3 tek iğne attırdı kuzum :(( Neyse ki bugünkü doktor kontrolü iyi geçti fıstığın, perşembe yine ziyaret edeceğiz Mahi hanımı... Şu bir hafta da zaten mütemeadiyen bana yapışık olan kuzu daha da yapıştı "Şehir koalası ve annesi" pozisyonundayız günlerdir. Hem çok keyifli hem de zaman zaman bunaltıcı bir süreç... Kitaplarda koala gördüğümüzde "koala nasıl sarılıyor annecim?" sorusunun uygulamalı cevabını görmek ise çok eğlenceli :)) İnşallah bir an önce iyileşiriz, herkese sağlıklı günler dileriz kuzucumla, sağlıkla kalın.
Hamiş: Foto netten alıntıdır.

4 Şubat 2012 Cumartesi

Dünyanın en mutlu annesi...

...bendim bugün (çok şükür). Geçen yıldı sanırım tv'de izlemiştim Pınar Altuğ 2 yaşındaki kızıyla alışveriş merkezinde geziyordu, bıcır bıcır elinden tutmuş annesinin dolaşıyorlardı, benim prensesim küçük bir bebekti o zamanlar ve görünce "allahım bende böyle günler göreyim prensesimle" diye içimden geçirmiştim. Çok şükür o günlere kavuştuk güzel meleğimle :) bugün harika bir hava vardı İstanbul'da ama aksi gibi babamız nöbetçiydi, aldım prensesi çıktık dışarı, feribotla Sarıyer'e geçtik, deniz havası aldık, martıları besledik nasıl mutluyduk anlatamam... İlay için müthiş bir deneyim oldu, geçen yaz feribota binmişti ama daha küçüktü tabii, Eylül'den beri de Siirt'teydik zaten (Siirt günleri ayrı bir yazı konusu aslında). Sarıyer'de iskelenin hemen dibinde bir çocuk parkı var orada takıldık biraz, sonrada kızımla güzel, keyifli bir yemek yedik, yemek sonrası bebek arabasında uyudu minnoş, deniz havası çok iyi geldi, bende sahil boyunca uzuuuuun bir yürüyüş yaptım, enerji ve huzur depoladım. Sonra yine deniz yoluyla döndük yuvamıza... Benim güzel prensesim ve artık en iyi arkadaşım bugün çok keyifli bir gün yaşattı bana :)) "İlaycım eğlendin mi, hoşuna gitti mi annecim" sorusuna verdiği "hı hıı" cevabı ise dünyalara bedel :)) Allahtan en büyük dileğimdi bir kızımın olması, çok şükür duam kabul oldu, şimdiyse en büyük dileğim onu sağlıkla büyütebilmek ve hep yanında olmak, allah dileyen herkese İlay gibi bir prenses versin.
Hamiş: Fotoğraf netten alınmıştır.

10 Ocak 2012 Salı

TELEVİZYON HAKKINDA BİLİNEN VE FAKAT ZAMAN ZAMAN GÖZARDI EDİLEN GERÇEKLER

"benimegem" isimli bir blog keşfettim geçenlerde blog sahibi Aylin Sılığ bir psikolojik danışman aynı zamanda da hemşehrim, o da bir Eskişehirli :) bugün yayınladığı yazıda Uzman Psikolog Sinem Olcay'ın küçük çocukları televizyonun nasıl etkilediği ve hepimizin evinde bulunan bu aletin-aletlerin aslında küçük beyinler için ne kadar tehlikeli olduğu konusundaki uyarılarına yer vermiş. Biz İlay'a 1 yaşına kadar HİÇ televizyon izletmedik, ben bu konuda ziyadesi ile takıntılı idim gözü bile takılsın istemedim zira pediatrist nörolog Sabiha Paktuna Keskin'de bu konuda Sinem Olcay ile aynı fikirde ve benim ondan öğrendiklerim doğrultusunda İlay'ın olduğu ortamda tv açılmadı ve dedesi sağolsun bu konuda azami dikkat gösterdi. Öyle ki bu tavrımla arkadaşlar arasında zaman zaman alay konusu bile oldum. Olsun, kızımın sağlığı herşeyin üstündeydi... Ancak, İlay artık tv ile tanışmış bir küçük birey ve hayatımızda bir Pepee gerçeği var. Daha bugün babasıyla konuşurken bu aralar tv'ye fazla takılıyor, sanırım ihmalkar davranıyorum dedim ve ardından önümüz sömestr, tatil boyunca 7/24 beraberiz açmam tv'yi ve unuttururuz diye ekledim. Ancak bugün okuduklarımdan sonra bir kez daha anladım ki bu işin şakası yok ve benim sömestrı beklemem çok yersiz, zaten dedemizde konuyla ilgili yazıyı okuyunca eski hassasiyetine aynen ve hızla geri dönecektir (bu arada bilmeyenler için ben okuldayken İlay'a babam bakıyor :) Sözkonusu yazıya ulaşmak için; http://benimegem.blogspot.com/

8 Ocak 2012 Pazar

HOŞGELDİNİZ :))

İlay prenses ve annesinin bloguna hoşgeldiniz :)) İlay prensesin maceralarını eski usul günlüğe yazan annesi modaya uyup bunu sanal ortamda da gerçekleştirmeye karar vermiş, böylece 8 ocak 2012 Pazar günü "Prenses İlay" blogu dünyaya gelmiş. Yaşamımda başıma gelen en güzel şey, varlığı ve sağlığı için Allaha hergün binlerce kez şükrettiğim güzel meleğim, onu iyi yetiştirmek, iyi beslemek için öğrendiklerim çabaladıklarım bu blogda okuyacağınız şeyler arasında, bunların yanısıra kendime ve öğrendiklerime dair paylaşımlar da yer alacak. Hadi bakalım, hayırlısı :)